TÜMÖRLERİ

Erkek tireme organlarından biri olan prostatın yapı ve işlevlerini etkileyen bozukluklar prostathastalığı adı altında toplanır. Bunlar arasında en önemli yeri tutan prostat tümörlerierkeklerde çok sık görülen hastalıklar arasında yer alır.Elli yaşın üzerindeki erkeklerin yak­laşık yüzde 60′ında, 70 yaşın üzerinde­kilerin ise yüzde 95′inde prostat adeno-mu (iyi huylu prostat büyümesi) vardır. Sık görülmesine karşın hastalarda kli­nik yakınmaya neden olan prostat bü­yümesinin oranı çok daha azdır. İyi huylu prostat büyümesi olan erkeklerin yüzde 5-10 kadarında siyek (üretra) darlığının giderilmesi için cerrahi giri­şim gerekmektedir.Bilinmeyen nedenlerden dolayı prostat büyümesi Siyah ırkta daha er­ken yaşta ortaya çıkmaktadır. Kuzey Avrupa ve Amerika’da, Akdeniz, Latin Amerika ve Ortadoğu ülkelerine göre daha sık görülür.  de (prostat adenokarsinomu) erkeklerde çok sık görülen kötü huylu bir ­dür. Erkek üreme organları ve boşaltım sisteminde en sık karşılaşılan tümörle­rin başında yer alır. Aynı zamanda 50 ile 70 yaşları arasındaki erkeklerde or­taya çıkan tümörlerarasında görülme sıklığı bakımından ikinci sırayı alır. Prostat kanserinin erken tanısı için dü­zenli hekim kontrolü önem taşır. Bu ne­denle 45 yaşın üzerindeki her erkek yıl­da bir kez düzbağırsak (rektum) yoluy­la parmakla prostat muayenesi yaptır­malıdır.

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ YA DA PROSTAT ADENOMU
Siyek çevresindeki prostat bezinin iyi nucu büyümesi, idrar kesesi çıkışında değişik derecelerde tıkanmaya neden toplanması sonucu şiş­meye, idrar kesesinde taş oluşumuna ve böb­rek işlevlerinde azal­maya neden olabilir.


İyi huylu prostat büyümesinin ne­denleri tam olarak bilinmemekte, ama yaşın ilerlemesiyle birlikte  den­gesinde ortaya çıkan değişimlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Sıklığı bu ka­dar yüksek olduğu için prostat büyüme­sinin bir hastalık değil, yaşlanmaya bağlı normal bir süreç olduğu da ileri sürülmüştür. Androjen veöstrojen hor­monlarının prostat büyümesinde rol oynadığı sanılmaktadır. Bazı araştırma­cılara göre, testosteronun biyolojik açı­dan etkin birmetabolizma ürünü olan 5 alfadihidrotestosteron, prostatın siyek çevresinde bulunan bölümündeki nodüllerde birikmekte ve yol açtığı uyarıyla buradaki bez hücrelerini aşın çoğalma­ya itmektedir.Prostatla birlikte bağ ve destek do­kusu da büyür. Bu dokuların büyüme­sinde erbezi ve böbreküstü bezlerinden salgılanan  etkili olabilir. Östrojen ve androjen hormonlarının karşılıklı etkileşimi aşağıda sıralanan sonuçları doğurabilir:

1) Bez ve destek dokularının çoğalmasını doğrudan uyarabilirler.
2) Östrojenler, androjenlerin etkisini güçlendirebilir ya da yapımını artırabilir.
3) Östrojenler hipofız bezi­nin prolaktin salgısını uyararak bu hor­monun prostatı etkilemesine yol açabi­lir.
4) Androjen-östrojen ilişkisindeki bir dengesizlik prostat büyümesine ne­den olabilir.Prostat tümörlerine ilişkin birçok ayrıntı henüz açıklığa kavuşmamıştır. Ama ilerleyen yaşla birlikte erkek ve kadın üreme hormonlarının (östrojen ve androjen) miktarı arasındaki dengesiz­lik, prostat büyümesinde kesinlikle önemli bir etkendir.

Belirtileri
Prostat büyümesine bağlı olarak idrar kesesi çıkışının giderek daralması, id­rar yapmayla kesenin yeterince boşalmamasına ve çabuk dolmasına yol açar. Bu durum sık idrar yapma ve ge­celeri 2-5′ten çok idrar yapmak için kalkma gibi sonuçlar doğurur. İşeme sırasında idrar akımında azalma ve kesilmeler görülür. Hasta idrar kesesinin tam boşalmadığını duyumsar. İşeme sı­rasındaki duraklamalara ek olarak so­nunda bir süre damla damla idrar gelir. İdrar kesesinin aşın dolmasına • bağlı idrar kaçırma durumu ortaya çıkabilir. Tıkanma sonucu aşırı idrar birikimi böbrek yetmezliğine ve kandaüre artı­şına (üremi) neden olabilir. Ayrıca uzun süreli tıkanmalar, kese duvarında kalınlaşmaya ve girintiler oluşmasına yol açar.Makattan parmakla muayenede prostatın esnek ve büyümüş olduğu fark edilir. Ama bu yolla muayenede ölçülen büyüklük yanıltıcı sonuçlar ve­rebilir. Prostat muayene sırasında kü­çük bulunsa bile, tıkanmaya yol aça­cak ölçüde büyümüş olabilir. Prostatın içinden geçen siyek ve idrar kesesin-deki yüzeysel toplardamarlar üzerine gelen baskı sonucunda oluşankan biri­kimi, idrar yapma sırasındaki basınç artışıyla birlikte bu damarların patla­masına, dolayısıylaidrarda kan bulun­masına (hematüri) yol açabilir. Bu du­rum acil cerrahi girişim gerektirebile­cek bir komplikasyondur. İşeme sırasında yanma, titreme ve ateş, prostat büyümesi olan bir hastada idrar yolu enfeksiyonu bulunduğunu gösterir.İdrar kesesinde idrar birikmesi, uzun süre hareketsiz oturma, soğukta kalma, uyuşturucu maddeler, antikoli-nerjik ve adrenerjik ilaçlar ve alkol alı­mı gibi durumlar, prostat büyümesi olan bir hastada tam tıkanma krizlerine neden olabilir. Karnın alt bölümünün muayenesinde idrar kesesi ele gelir; kesenin üzerine parmakla vurularak yeri ve büyüklüğü saptanabilir. Tam ya da kısmi tıkanmaya bağlı idrar biri­kiminin uzaması ilerleyici böbrek yet­mezliği ve üremiyle sonuçlanır.
İyi huylu prostat büyümesinin kli­nik gidişi üç evreye ayrılabilir: Birinci evrede hastanın yakınmaları sık idrar yapma, gece idrara kalkma, idrar yap­ma sırasında zorlanma, idrar akım hı­zında azalma, idrarın kesintili ve so­nunda damla damla gelmesidir. Bu ev­rede hasta karın kaslarını kasarak idrar kesesini tam olarak boşaltabilir. Birin­ci evredeki belirtiler alkol alımı, kabız­lık, soğukta uzun süre oturmaya bağlı olarak prostatta kan toplanması sonucu kötüleşir. Yeterli hareket ve sıcaklık ise belirtileri hafifletir. İkinci evrede idrar kesesi, boşaltım kaslarının tıkan­ma karşısında yetersiz kalması nede­niyle gevşer ve tam olarak boşalamaz.Bu evrede her idrar çıkarmadan sonra fcesede en az 50 mi idrar kalır. Hasta­nın sık idrara gitme, gece idrara kalk­ma gibi yakınmaları artarak sürer. Üçüncü evrede kesenin dolmasından sonra idrarın idrar borularından yukarı doğru yükselerek böbreklerde de top­lanması sonucunda böbrek havuzu ve çanakları belirgin biçimde genişler (hidronefroz). Böbrek işlevleri azalır. Kanda üre yavaş yavaş yükselir ve böbrek yetmezliği ortaya çıkar. Günü­müzde hastalığın ilerlemesi, geliştirilen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde ge­nellikle birinci ve ikinci evrede kalmaktadır. Prostat büyümesinde idrar kesesi kasları ve sinirlerinin yavaş ilerleyen bu sürece uyum sağladığı olgularda, hasta­nın yakınmaları çok azdır. Bazen hiçbir bozukluk fark edilmez.

Tanı
İdrar kesesi çıkışında tıkanmaya neden olan İyi huylu prostat büyümesi, klinik belirti ve bulgulara dayanan ayrıntılı bir inceleme gerektirir. Tanıda ilk baş­vurulan yöntem hastanın diz-dirsek ko­numuna getirilerek makattan parmakla muayenesidir. Bu işlem sırasında pros­tatın boyutları, yüzeyinin durumu, kı­vamı ve çevresine yapışık olup olmadı­ğı değerlendirilir. Normal bir prostat kestane iriliğindedir ve yüzeyi pürüz­süzdür. Muayenede şiş ve duyarlı bir prostatın bulunması prostat iltihabım düşündürür. Taş gibi sert, yüzeyi pü­rüzlü ve biçimsiz gelişmiş prostat kar­şısında karsinom ya da seyrek görülen prostat taşlarından kuşkulanılır.İyi huylu prostat büyümesi olan hastaların yüzde 30-50 kadarında pros­tata özgü  (PSA) düzeylerinde hafif bir artışa rastlanır. Bu artış prosta­tın büyüklüğüne bağlıdır.
Damar içine verilen kontrast mad­denin böbreklerde süzülerek idrar boru­larına ve idrar kesesine geçmesi sıra­sında çekilen filmlerde (intravenöz ürografi) idrar borularının idrar kesesi­ne giren son bölümünün balık oltasma benzer bir görünüm aldığı saptanır. Bu görünümün , büyüyen prostatın idrar kesesini yukarı doğru itmesi sonu­cunda idrar borusunun keseye girerken kıvnlmasıdır. Gene intravenöz (damar yoluyla) ürografide idrar kesesi taba­nında prostat büyümesine uygun bir düzensizlik görülür. Uzun süreli tıkan­malarda idrar borularının genişlediği ve böbreklerin şiştiği saptanır. İdrar yaptıktan sonra çekilen idrar kesesi fil­minde kesenin içinde idrar kaldığı gö­rülür. Hasta idrar çıkardıktan sonra ult-rasonografi İncelemesi yaparak ya da spnda takarak kese içinde kalan idrar miktarı ölçülebilir. İlerlemiş olgularda idrarın sonda takılarak boşaltılmasıyla böbrek işlevlerinde düzelme sağlan­makta ve idrar yolu enfeksiyonları ön­lenmektedir.İdrar kesesinin sistoskop adı veri­len araçla incelenmesi, prostat büyük­lüğünün saptanmasına ve hastanın du­rumuna en uygun cerrahi girişim yolu­nun belirlenmesine yardımcı olur. Sistoskopi ayrıca idrar kesesi boynunda kasılma, kronik prostat iltihabı ve tı­kanmaya yol açabilen başka durumlar ile prostat büyümesi arasında ayırıcı ta­nı yapılmasını sağlar. Ama sistoskopi, ancak kesin tedaviye karar verilen has­talarda uygulanmalıdır. Çünkü prostat büyümesi olanlarda sistoskopi gibi gi­rişimler tıkanma, travma ve enfeksiyon riskini artırır. Kanda üre ve kreatinin ölçümleri, tam idrar tahlili, idrar yap­maya başladıktan bir süre sonra alman örnekte bakteri üreme ve antibiyogram durumu değerlendirilip tedavinin bu verilere göre düzenlenmesi yararlıdır.

Tedavi
Tıkanmaya idrar yolu enfeksiyonunun ya da kanda üre artışının eşlik etmesi durumunda böbrek işlevini düzeltmeye yönelik tıbbi tedavi uygulamaya başla­nır. Hasta tıkanmayı artıran antikoli-nerjik ve adrenerjik ilaçlar alıyorsa, bunlar kesilir ve enfeksiyon tedavi edi­lir. îlerİ derecede tıkanma sonucu idrar kesesi aşırı dolmuşsa, sonda takılarak ya da idrar kesesinin ön duvarından iğ­neyle girilerek idrar kesesi boşaltılır.Kronik tıkanması olan ve idrar kese­si aşırı gerilmiş hastalarda boşaltma iş­levi yavaş yapılmalıdır. Hastalarda id­rar yapma güçlüğünü azaltan ya da prostatı küçülten bazı ilaçlar denen­mektedir.Prostat büyümesinin kesin  cerrahidir. İdrar yolundan girerek pros­tatın alınması günümüzde prostat büyü­mesinde uygulanan temel cerrahi yön­temdir. Bu yöntemin başlıca üstünlükle­ri, karında keşi gerektirmemesi, girişim sonrası komplikasyonların az oluşu ve iyileşme süresinin kısalığıdır. Daha bü­yük prostatların ise karın duvarından kesiyle girilerek çıkarılması gerekir. Her tür girişimden sonra hastaya birkaç gün sonda takılır. Ameliyat sonrasında hastanın cinsel işlevlerinde genellikle bozulma olmaz. Prostat darlığını balon­la giderme yöntemi ise henüz deneme aşamasındadır.


Benzer Yazılar

Yorumlar

  • cFtWccBKLRljqAj diyor ki:

    kamil soylu diyor ki:22 yaşındayım ve bazen idrar yaparken noalrzma yaşıyorum,bu yaşta prostat riski sf6z konusu mudur acaba? veya ileriki yaşlarda prostat olabilir anlamına mı geliyor?

Yorum yaz...

İsim :